Bir iş başvurusunda özgeçmişiniz, potansiyel işverenle kurduğunuz ilk ve en önemli iletişim aracıdır. Doğru hazırlanmış bir CV, kapıları aralarken, yanlış bilgilerle dolu bir özgeçmiş elenmenize neden olabilir.
ResumeGo’nun CEO’su ve kariyer koçu Peter Yang’ın, bu yıl 1.000’den fazla özgeçmişi inceledikten sonra belirlediği ve özgeçmişinizden hemen çıkarmanız gereken dört maddeyi sizler için derledik. Başvurduğunuz pozisyona katkısı olmayan bilgileri elemek, sizi öne çıkaracaktır.
Pozisyonla İlgili Olmayan Hobiler
E-spor oynamak, kamp yapmak, madeni para koleksiyonculuğu veya bahçe işleri… Herkesin bir hobisi vardır ve birçok kişi hobisinin ne kadar benzersiz olursa, diğer adaylardan o kadar farklılaşacağını düşünür. Ancak, işverenler genellikle boş zamanınızı nasıl geçirdiğinizle doğrudan ilgilenmezler.
Onların sınırlı zamanları ve incelemeleri gereken yığınla özgeçmişleri vardır. Şu anki odak noktaları, nitelikli adayları bulmaktır. Eğer hobiniz başvurduğunuz pozisyonla doğrudan alakalıysa, elbette özgeçmişinize ekleyebilirsiniz.
Örneğin, finans alanında bir işe başvuruyorsanız, kripto paralara yatırım yapma ilginiz bir artı olarak değerlendirilebilir. Ancak tıbbi araştırma asistanı gibi bir pozisyona başvuruyorsanız, bu tür bir hobiyi özgeçmişinizde belirtmemek daha uygun olacaktır. Alakalı olmayan hobiler, değerli alanı kaplayarak işe alım yöneticisinin dikkatini dağıtabilir.
Çok Fazla Yumuşak Beceri
Özgeçmişinizde çok fazla yumuşak beceri (iletişim, takım çalışması, liderlik gibi) listelemek güvenilirliğinizi zedeleyebilir. İşverenler, yumuşak becerilerden ziyade sert becerilere (teknik bilgi, programlama dilleri, belirli yazılımlara hakimiyet gibi) daha fazla odaklanma eğilimindedir.
Özgeçmişinize eklediğiniz yumuşak becerilerin sadece listelenmiş olmakla kalmayıp, gösterildiğinden emin olun. Yani, iddialarınızı somut örneklerle destekleyin. Örneğin, “çoklu görevde iyiyim” demek yerine, “Birden fazla projeyi baştan sona yöneterek Y ayda X% artış elde ettim” şeklinde bir başarıyı detaylandırmak, yeteneklerinizi çok daha etkili bir şekilde sergiler. Bu, işverene sadece ne yapabildiğinizi değil, aynı zamanda bu yeteneklerinizin somut sonuçlarını da gösterir.
Güncel Olmayan E-posta Adresleri
Günümüz iş dünyasında işverenler, adayların en azından temel düzeyde teknolojiye yatkın olmasını beklerler. Bu da AOL veya Hotmail gibi eski ve güncelliğini yitirmiş e-posta hesaplarından gelen e-postaları görmek istemedikleri anlamına gelir.
Güvenli tarafta kalmak ve profesyonel bir izlenim bırakmak için, e-postalarınızı Gmail veya Outlook gibi daha güncel ve yaygın kullanılan bir platformdan göndermeniz önemlidir. E-posta adresinizdeki profesyonellik, teknolojiye olan uyumunuzu ve güncel kalma çabanızı yansıtır.
10-15 Yıldan Eski İş Deneyimleri
Özgeçmişinize, son 10-15 yıldan daha eski olan iş pozisyonlarını eklemekten kaçınmalısınız. Elbette, onlarca yıllık deneyime sahip üst düzey bir yönetici değilseniz bu kuralın istisnaları olabilir. Ancak, pozisyon ne kadar eskiyse ve özellikle büyük, tanınmış bir şirkette değilse veya başvurduğunuz işe yakın bir alanda değilse, işverenlerin onunla ilgilenme olasılığı o kadar düşüktür.
Güncel olmayan iş deneyimlerine odaklanmak yerine, son dönemdeki başarılarınıza ve işe olan katkılarınıza dair detaylar eklemeye öncelik verin. Kariyerinizin en son ve en alakalı kısımlarını vurgulayarak, işverenin dikkatini mevcut yeteneklerinize ve potansiyelinize çekersiniz. Geçmişteki başarılarınız ne kadar etkileyici olursa olsun, ilgili ve güncel bilgileri öne çıkarmak, özgeçmişinizin etkinliğini artıracaktır.
